Çenem ağrıyor, eyvah!
Her yeni gün hayatlarımıza yepyeni olaylar, yepyeni hedefler girmekte ve bu değişimlerin bir çoğu da çağımız insanının kaygılı yapısını tetiklemekte. Zihinsel stres her kişide belirli bir oranda olduğunda başarıya ulaşmaya yardımcı olurken; stresi kişinin baş edebileceği seviyeyi aştığında çeşitli sağlık problemlerini de beraberinde getirmekte.

Daha fazlası için Instagram hesabımıza göz atmayı unutmayın.

Özellikle her günümüzün çok hızlı geçtiği bu çağda, pek çok konuda ama özellikle sağlık ve gelecek korkusuyla hepimizin kaygı ve stres seviyeleri artabiliyor ve bu sebeple de anda kalmak git gide zorlaşabiliyor. Günlük işlerimizi yetiştirme telaşında, iş hedeflerimizi tamamlamak için sarf ettiğimiz enerjide, sınav dönemlerinde, trafikte yetişmemiz gereken yere geç kaldığımızda, çocukların okul taksit dönemlerinde zaman zaman baş ağrısıyla uyandığımızda, ağzınızı açmakta zorlandığınız, gün içerisinde çenenizde bir kasılma hissettiğiniz dönemler olduysa ve şimdi de benzer şikayetleri yaşıyorsanız size dişlerinizi bilinçli ya da bilinçdışı olarak sıktığınızı söyleyebilirim.

Bu belirtilerin dışında kulak ağrısı, boyun ağrısı, ağzınızı açıp kapatırken ses gelmesi gibi şikayetleriniz de olabilir. Belki de hiç böyle şikayetleriniz yokken diş hekiminize gittiniz ağız içi kontrolleriniz yapıldı ve muayenede dişlerinizin hem çiğneme hem de dişeti kenarındaki yüzeylerinde aşınma, çatlak ve ufak kırıklar olduğunu öğrendiniz. Yanağınızda ve dilinizdeki izler sebebiyle de hekiminiz dişlerinizi sıktığınızı söyledi ve siz de ‘’hayır öyle olsa fark ederdim’, ‘’eşim ses duyardı’’ ya da ‘’ben henüz hiç bir sorun hissetmiyorum’’ gibi açıklamalarla hekiminizi diş sıkmadığınıza ikna etmeye çalıştınız. Aslında farkındalığınız arttığı için bir süre sonra kendiniz de fark ettiniz.

Peki diş sıkmamızın sebepleri nedir ve nasıl tedavi edilmeli?

Elbette en büyük sebebi stres. Ne yazık ki hayat şartları herkesi her geçen gün daha fazla zorlamakta. Bunun dışında bazı ilaçların kullanımı, uyku bozuklukları, kafein tüketiminin fazla olması, sigara tüketimi ve nefes problemleri de diş sıkma alışkanlığını tetiklemekte. Biz diş hekimleri diş sıkmayı engelleyici ve diş sıkma sonucu oluşan şikayetleri ve zararları önleyici şekilde tedavileri uygulamaktayız.

Uyurken takılan gece koruyucu plak uygulamaları -ki bu plaklar sadece uyurken değil gün içerisinde stresli olduğunuzda da takılabilen plaklardır- hem kasları ve eklemi rahatlatmakta hem de diş sıkma sonucunda oluşabilecek çatlak, aşınma ve kırığa karşı dişleri korumaktadır.
Low Level Laser Therapy (LLLL) ile biostimulasyon uygulamaları da kaslarda kan dolaşımını arttırırken enflamasyonu azaltmaktadır. Haftada 2-3 defa çiğneme sırasında aktif kaslara uygulanan LLLL’nin kısıtlı ağız açıklığı da olmak üzere kas ile ilgili birçok spazmda etkinliği kanıtlanmıştır.

Çiğneme kaslarına uygulanan Botox ile de kas aktivitesi azaltılarak sıkma eylemi ciddi oranda azaltılabilmektedir. Bu tedavilerden hangisi veya hangilerinin sizler için uygun olduğuna diş hekimlerinizce yapılan muayenede karar verilir.

Biz diş hekimleri diş sıkmanız sonucu oluşan etkileri azaltırken sizler de diş sıkmamak için çeşitli uygulamalar yapabilirsiniz.

  1. Farkındalığınızın artması; dişlerinizi sıktığınızın farkında olmanız çok önemli. Farkında olmak dişlerinizi sıktığınızı fark ettiğiniz anlarda kendinizi durdurabilmeniz için çok gerekli.
  2. Gece Koruyucu Plaklar; ağzınıza özel olarak hazırlanan bu plaklarla diş sıkma sebebiyle dişlerinize ve kaslarınıza gelen olumsuz etkiler azalacak ve aynı zamanda farkındalığınız da artarak diş sıkmanın yıkıcı etkilerini azaltacaksınız.
  3. Beslenme ;Magnezyumdan zengin beslenmek kas sağlığını arttırır. Çok sert gıdalardan (fındık, badem, havuç vb.) çok çiğneme gerektiren gıdalardan (sakız, lokum vb.) kesinlikle uzak durulmalıdır.
    Yine ağzı çok açmayı gerektiren hareketlerden (ısırarak hamburger veya elma yemek vb.) kaçınmalı ve çiğneme kaslarımız mümkün olduğunca dinlendirilmelidir.
    Kafein ve tütün tüketimini azaltmak da diş sıkmayı azaltmaya yardımcı olacaktır.
  4. Kas masajı; yanaklarınızın iki yanında bulunan çiğneme kaslarınıza (masseter kası) ve şakaklarınızı çevreleyen başınızın iki yanındaki kasa (temporal kas) ağrı hissettirmeyecek şekilde hafif baskıyla masaj yapmak kaslarınızı ve sizi çok rahatlatır.
  5. Sıcak uygulaması; sıcak su torbalarının etrafına 1 kat havlu sararak yukarıda bahsettiğimiz kaslara 2’şer dakikalık aralıklarla günde 3 defa 15’er dakika sıcak uygulamak kaslardaki dolaşımı arttıracağı için laktik asit birikimini uzaklaştıracak ve sürekli çalışmaktan yorulup kasılmış olan kaslarınızı gevşetecektir.
  6. Uyku hijyeni; uyumadan 1 saat önce ekran (telefon, televizyon, bilgisayar ekranı) diyetine başlamak, 2 saat öncesinden kafein alımını kesmek, uyunacak odaya rahatlatıcı etkisinden yararlanabilmek için lavanta yağı yerleştirmek, odanın çok sıcak ya da çok soğuk olmamasına dikkat etmek ve nefes egzersizleri ile tüm vücudu ve kasları rahatlatarak uykuya geçmek.Yani tüm günün zihinsel yorgunluğunu kendinizle baş başa kalıp kendinize kısa da olsa bir zaman yaratarak üzerinizden atıp, tatlı bir farkındalıkla uykuya dalmak kaslarınıza, dişlerinize ve aslında tüm bedeninize iyi gelecek.

Her uyandığımız yeni güne daha dinç ve keyifle başlamak için sizce de en çok ihtiyacımız olan şey bu değil mi?

Dr. Zeynep Lale Çalışkan

Randevu oluşturmak için tıklayın!